21 Mart 2011 Pazartesi

Neden Öğrenemiyoruz?

En az bir yabancı dil bilmenin zorunluluk haline gelmesine rağmen bu sorunun bir türlü halledilmemesinin temelinde, öğretim metodundaki eksiklikler ve hatalar yatıyor.

 Öğrenirken odaklanamama, anadildeki yetersizlikler, zayıf genel kültür, yabancı dil öğretiminde materyal kullanmama ve sınava odaklı çalışma gibi nedenler de İngilizce öğrenme önündeki en büyük engeller.

 TED İstanbul Koleji öğretmenleri, İngilizce eğitiminin daha çekici hale gelmesi için şunları önerdi:

 İngilizce nasıl ilgi çekici hale gelir?

 * Yabancı dil sürekli tekrarla, dinleyerek, okuyarak, konuşarak ve yazarak gelişen bir beceri olduğu için, çocuğun yaşamının bir parçası haline getirilmesine yardımcı olun.

* Çocukların ilgi duyduğu bir alanda (müzik, spor, bilgisayar v.s.) İngilizce bir dergiye abone olun.

* Çocuğun İngilizce öykü CD'leri dinlemesini, filmler izlemesini, müzik dinlerken şarkı sözlerini de öğrenmesini teşvik edin.

* İngilizce konuşabileceği ortamlarda bulunmasını sağlayın.

* Çevrenizde her zaman ana dili İngilizce olan birisini bulamayacağınız için günümüzde artık çok yaygınlaşmış olan değişim programlarından yararlanın. Bu programlar dahilinde yabancı bir öğrenciyi belli bir süre evinizde konuk edeceğiniz gibi, çocuğunuzun da ortaöğretim yaşamının bir yılını yurt dışında bir okulda geçirmesini sağlayabilirsiniz. Bazı değişim programları öğrencilere burs olanakları da sunuyor.

* Okuma alışkanlığını edinmemiş bir öğrencinin yabancı dilini geliştirmesi beklenemez. Çocuğun kendi seçeceği yaşına ve düzeyine uygun kitapları düzenli olarak okumasını sağlayın. Bu konuda ona öncelikle sizin model olmanız çok önemlidir. Lütfen onunla birlikte siz de okuyun ya da bir şekilde kitap okumanın keyfini sizinle paylaşmasını sağlayın.

* Çocuğun ders ortamı dışında İngilizce ile ilgili yapacağı her çalışmayı (metin, ses ya da görüntü kaydı olarak) portfolyosunda sergilemesi için onu teşvik edin.

* Okulda ne yaptığı ya da neler olduğu konusunda değil, ne öğrendiği konusunda konuşun. Neyi, niçin öğrendiğini, hangi konularda daha fazla tekrar yapması gerektiği konusunda onunla fikir alışverişinde bulunun ve kendi öğrenmesinin sorumluluğunu kendisinin alması konusunda onu yüreklendirin.

* Mümkünse öğrenilen dilin konuşulduğu ülkeye ziyaretler yapın.

* Sözlük kullanmayı öğrenin. Seviyenize uygun bir sözlük alın.

 Çocuğun İngilizce öğrenmesi, konuşması ve kullanması için ne yapmalı?

 * Dili bir araç değil amaç olarak göstererek öğretmeli.

* Dersi eğlenceli, meraklı hale getirmeli.

* İngilizce'yi diğer dersler gibi çok çalışıp, iyi not alması gereken bir ders olarak göstermemeli. * İngilizce'nin, hayatını kolaylaştıracak olduğunu görmesini sağlamalı.

* Öğretime mümkünse anaokulundan itibaren küçük yaşta başlamalı.

* Eskiden hazırlık sınıfları 6. sınıfın önündeydi ve dil öğrenimi küçük yaşta daha kolay olduğundan daha etkin öğretilebiliyordu. Lise sınıflarının önüne geldiğinden bu yana dil daha zor öğreniliyor, hazırlık sınıfları tekrar konulmalı.

* Öğretmenlerin, velilerin seçtiği kitaplar yerine çocuklar kendi seçtikleri kitapları okumalı.

* Klasikleri zorunlu hale getirip, okutmaya çalışırken çocuğu okumaktan ve dilden soğutmamalı.

* İngilizce'yi sadece İngilizce dersinde değil, başka disiplinlerde de (matematik, fen, bilgisayar) kullanmalı.

* Kitap okurken her sözcüğün anlamını bilmesini beklememeli.

* Küçük yaşta izlediği kanallardaki dilin İngilizce olmasına dikkat etmeli (Baby TV vb.).

* Uyumadan önce bir akşam Türkçe hikaye okunuyorsa bir akşam da İngilizce hikaye okumalı (anlamasa da duysun).

* Okullarda İngilizce kullanılan ortamları arttırmalı, ihtiyacını öğrenmekte olduğu dili kullanarak karşılayabilmesi sağlanmalı.

* Dili doğru kullanmasını sağlamalı ama çok da kurallı olmasını beklememeli. Kurallara dikkat etmeye yoğunlaşarak yanlış yapmaktan korkar hale gelebilir.

* Gramer öğreterek dil öğretmeye çalışmamalı.

* Okuyarak, yazarak, dinleyerek ve konuşarak öğretmeli. Yabancı dili de ana dilini öğrendiği gibi öğrensin.

* "Hadi bir İngilizce/Fransızca konuş da duysunlar" diye zorlamamalı. Yeri geldiğinde kendisinin kullanmasını beklemeli.

* Yazması için bir konu verip de, hadi yaz dememeli. Birkaç konu verin o seçsin ve yazsın.

* Yazarken güdümlememeli. O yaratsın, yazsın. Zaman içinde kurallı yazmayı öğrenir. Önce yazmanın keyfini alsın.

* Hata yaptığında hemen düzeltmemeli. Hata yapmaktan korkar hale gelmesin. Hatasını doğruları duyarak kendi fark ederek düzeltsin.

* İkinci dili v-özellikle küçük yaşta- yaratarak öğrenmesini sağlamalı. Örneğin bir oyuncak yaratsın, bir hikaye kahramanı yaratsın ve onu konuştursun.

* Yaz okullarını ya da kamplarını, yeni bir ülke gördüğü, kendi dilini konuşan arkadaşları ile güzel bir tatil geçirdiği yerler haline getirmemeli. Ana dilini kullanamayacağı, başka etkinlikler de yapacağı ve hatta büyüdükçe aynı zamanda çalışacağı kamplar olmasını sağlamalı.

* Öğretenler ve aileler, onun öğrenmesinden kendini sorumlu kılmamalı. Öğrenme sorumluluğu çocukta olmalı.

20 Mart 2011 Pazar

YETER


Bir dağbaşı yalnızlığı yaşıyorum yeniden.,
Dağbaşı yalnızlığı ölümden beter.
Hiç kimse aramasa sormasa beni
Sen gelsen yeter..

Huzur ellerinin güzelliğidir.
Gözlerin karşımda mutluluk denizi.
Her sabah soframızda ekmeğimizi
Sen bölsen yeter..

Yüreğim seninle yaylalar kadar serin
Ne bir çizgi hasret, ne bir nokta gam
Yayla dumanı gibi gözlerime her akşam
Sen dolsan yeter..

Bende çaresizlik sonsuz kördüğüm.
Bende sabır sende naz..
Gündüzünden vazgeçtim düşümde biraz
Bir yüz görümlüğü sen olsan yeter..

Duymasa da hiç kimse şâir gönlümün,
Sende karar kıldığını...
Ve içimin şerha şerha yarıldığını,
Sen bilsen yeter..

Bir gün duysan bittiğimi, tükendiğimi..
Çıkıp gelsen uzaklardan korkulu ürkek..
Bir incecik dal gibi üzerime titreyerek,
Eğilsen yeter...



8 Mart 2011 Salı

Kutlama

Tum Kadınlarin 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyor, eşitlik, özgürlük, huzur  ve mutluluk dolu bir yaşam diliyoruz

7 Mart 2011 Pazartesi

Sende Kalmış

Bilmiyorum nerdeyim, ne haldeyim, ben kimim
Ayrılırken kimliğim, adresim sende kalmış.
Tebessümü yüzüme çok görüyor matemim
Güldüğümü gösteren tek resim sende kalmış.

Akların kaybolduğu, rengin ahenk bulduğu
Toprağın kadehine ab-ı hayat dolduğu
Bir gül için, bülbülün saçlarını yolduğu
Aşkın harman olduğu o mevsim, sende kalmış.

Nerede o çocuksu, o şımarık hallerim,
Saçlarına hasreti tanımayan ellerim,
Rengarenk rüyalarım, toz pembe hayallerim
Tekmil neşem, sevincim, hevesim, sende kalmış.

Ayıplama, kınama, kahveye gidiyorsam,
Avunabilmek için bir tavla atıyorsam,
Garson çay uzatırken ben aklımda diyorsam,
Sende kalmış demektir, ladesim sende kalmış.

Dostlar da muhabbeti kestiler, lüzum da yok.
Zaten senden ziyade sohbetim, sözüm de yok.
Sen dönmeden kimseye bakacak yüzüm de yok.
Aynalarda kendimi göresim sende kalmış.

Sende kalmış umudum, saadet çağım sende,
Sende kalmış huzurum, tüten ocağım sende,
Sende hayat kaynağım, duygu membağım sende,
Can diyorum sana, can kafesim sende kalmış.

Allah' ım düşmanımı düşürmesin bu zaafa,
Sanki her noksanımı mecburum itirafa,
Hangi şarkıya girsem, notalar do re mi fa
Sol diyorum sana sol, la sesim sende kalmış.

Gel Tanrı'ya borcunu teslim etsin bu yürek,
Tez gel ki enkazımı kapatsın kazma kürek,
Kelime-i Şehadet getirmem için gerek,
Son diyorum sana, son nefesim sende kalmış.

|||| Cemal Safi ||


27 Şubat 2011 Pazar

Mest Kim Husyar Kim

"Mey gibi her bir haramın sekri olsaydı eğer,
Ol zaman malum olurdu mest kim huşyar kim ?"

(İçki gibi bütün haramlar tesirini gösterseydi eğer, o zaman kimin ayık kimin sarhoş olduğu ortaya çıkardı.)

26 Şubat 2011 Cumartesi

Bu .......'dur.

Köy sakinleri yağmur duasına çıkmışlardı. Bütün köy ahalisi toplandı. İçlerinden sadece birinde şemsiye vardı.
Bu İNANÇ'tır.


Babalar bebeklerini havaya hoplatır, çocuklar gülmekten bayılır. Yere düşeceklerini akıllarına bile getirmezler. Çünkü babaları onu tutacaktır.
Bu GÜVEN'dir.

Yatağımıza girerken yarın uyanıp yaşamaya devam edeceğimize dair teminatımız yoktur. Ama yine de ertesi güne dair planlar yaparız.
Bu ÜMİT'tir.
Randevu yerine gecikince sevgililerden birisi, diğerinin geleceğini tahmin ettiği noktaya odaklanır ve saatlerce bekler.
Bu AŞK'tır.
Ve bu dördü varsa hayatınız güzeldir !

Benim Gibi


Gördüm yürüdüğüm yol benim gibi
Mecnun gibi bir Leyla’yı aradım
Sitemle yaralı çöl benim gibi

 

Varsa maharetin meydanıma çık
Yaralı avcıyım ceylanım kaçık
Gurbet tabutunda gözlerim açık
Eğer aşık isen öl benim gibi

 

Reyhani’yim hasret gözüm süzüldü
Göz gördü el yetmez bağrım ezildi
Kemiğim çürüdü derim üzüldü
Var mı bu alemde kul benim gibi
                                  
                                  Reyhani


Bir dertsiz diyara varmak istedim