Mülkiye dergisinde 12 eylül ile ilgili yazdıklarının son bölümü şöyledir:
"12 eylül’e gelindi. “ülkemizin en çok ihtiyaç duyduğu milli birlik ve beraberlik” duygusu Adıyaman’da da sağlandı!
Bu milli birlik ve beraberliğin sağlanmasında zulmü bol bir sıkıyönetim komutanı engin katkılar sundu.
Bütün diktatörler gibi “sükun ortamını” taçlandırmaya karar verdi.
Tarihteki benzerleri futboldan çok yararlanmışlardı ama ne yazık, Adıyaman’daki stadyumun zemini futbol oynamaya elverişli değildi. bunun üzerine içinde işkenceli sorgular yapılan kapalı spor salonu hatırlandı. artık işkenceli sorgular için antik perre mağaraları kullanılıyordu.
Heyhat, spor salonunda futbol oynanamazdı ama voleybol pekala olabilirdi. emir tez duyuldu. “her kamu kurumu, esnaflar, mahalleler ve okullar bir voleybol takımı oluşturmak zorundaydılar.
Bu takımlar eleme esasına göre bir turnuva yapacaklar ve huzur ortamı dosta düşmana gösterilecekti.
Kentte korkuyla karışık bir histeri dalgası yükseldi. artık herkes voleybolcuydu. elemeler başladı.
Bir subay hakemlik ediyordu. böyle bir otoritenin varlığının sorgulanmaması gereken tek durum bu olsa gerekti. çünkü Adıyamanlıların voleybol adı altında yaptıkları tek şey, top kendilerine gelince karşı tarafa atıp kurtulmaktı. Subay düdük çaldığı zaman ne yapmaları gerektiğini anlamaları epeyi zaman aldı. subay sözlü komut vererek durumu açıklıyordu.
Neticede iki takım finale kaldı. Final maçını bizzat komutan ve yüksek zevat izleyecekti. maç başladı ama bir zaman sonra sabahlara değin bizzat katıldığı işkenceli sorgulardan yorgun düşmüş olan komutan uyumaya başladı. kimse uyandırmaya cesaret edemedi. maç bitip, alkışlar başlayınca komutan uyanıp sonucu sorduğunda söylediler.
Komutan bir müddet ensesini kaşıyıp düşündükten sonra, iki tarafın oyuncularını çağırıp buyruğunu verdi. “maçı başından itibaren yeniden oynayacaksınız ama aynen tekrar edeceksiniz. yani ilk karşılaşmada ne yaptıysanız aynısı olacak!!!”
Size inanılmaz gelebilir ama Adıyamanlılar aynen oynadılar.. Komutan sonucu beğenmedi. kupayı kazanan takıma değil gönlündeki takıma verdi. hep beraber istiklal marşı söylendi.
O günden sonra Adıyamanlılar hiç voleybol oynamadılar. devlet erkanı tarafından düzenlenen hiç bir turnuvaya da itibar etmediler."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder