Cahit Sıtkı askerliğini yedek subay olarak yapmak
üzere birliğine gider.
O yıllarda yedek subay sayısı az olduğundan her yedek subaya
emir eri verilmektedir.
Birliğine gittiğinde bölük yazıcısından künye defterini
ister.
Sırayla isimlere bakmaktadır bir isim dikkatini çeker. Abbas
oğlu Abbas.
Sakat çolak eli yüzünden çürüğe ayrılmış biridir Abbas.
Talim bitiminde askerin yanına gönderilmesini ister.
Öğle saatlerinde kapı çalınır. Karşısında civan mert yiğit
biri selam çakıp;
-Abbas oğlu Abbas Emret komutan! der.
Aralarında söyle bir konuşma geçer.
-Nerelisin?
-Memleket Mardin, kaza Midyat komutan.
-Sen benim emir erim olur musun?
-Sen bilir komutan!
Askere eşyalarını toplamasını ister ve kendi evinin
altındaki boş yere taşınmasını ister. Zamanla askerin zekiliği
sıcakkanlılığından etkilenir.
Abbas her sabah erkenden kalkar Cahit Sıtkı ' ya kahvaltı
hazırlar.
Öğle yemeğini sormadan hazırlar.
Tüm ihtiyaçlarını karşıdan bir istek gelmeden düşünüp yerine
getirir.
Erkenden kalkıp Cahit Sıtkı ' nın kıyafetlerini ütüler hazırlar ve evin temizliğini yapar. Akşamları olunca Cahit Sıtkı ' nın sevdiği yemek ve mezeleri hazırlar.
Erkenden kalkıp Cahit Sıtkı ' nın kıyafetlerini ütüler hazırlar ve evin temizliğini yapar. Akşamları olunca Cahit Sıtkı ' nın sevdiği yemek ve mezeleri hazırlar.
Zamanla aralarında komutan asker ilişkisinden daha güçlü bir
dostluk bağı oluşur.
Bu saf ve temiz Anadolu çocuğundaki sadakat ve temiz
yürekten etkilenmiştir Cahit Sıtkı...
Zaman zaman karşısına alıp dertleşir ve bu Anadolu çocuğunun
ruhunda gizli şeyleri keşfeder...
Akşamları rakı sofrası kurup en güzel kızartma ve mezeleri
hazırlar Abbas...
Aralarındaki duygu bağları güçlenir. Böyle bir keyif geçesi akşamında alkollü Cahit Sıtkı sorar;
Aralarındaki duygu bağları güçlenir. Böyle bir keyif geçesi akşamında alkollü Cahit Sıtkı sorar;
-Sen İstanbul ' u bilir misin Abbas?
-Bilir komutan.
-Orda bir Beşiktaş var bilir misin?
-Bilir komutan! Ben orda acemi birlikteydim.
-Orda benim bir sevgilim var. Sen bana kaçırıp onu getirir
misin?
-Elbet komutan!
Sabah olur Cahit Sıtkı bakar ki. Abbas yeni asker
kıyafetleri giymiş, tıraş olmuş hazırlanmış.
Cahit Sıtkı sorar;
-Hayırdır Abbas neden böyle hazırlık yaptın?
-Ben istanbul a gidecek komutan!
-Ne yapacaksın sen İstanbul da?
-Sen söyledi bana. Ben gidecek sana Sevgiliyi getirecek!
Gözlerindeki hüznü ve gözyaşlarını gizlemek istercesine
arkasını dönüp kapıyı çarpar ve çıkıp gider Cahit Sıtkı...
Fakat bu mert askerin, yüreği sevgi dolu Anadolu çocuğunun samimiyeti
ve sıcaklığından duygulanır.
Akşam olur. Ağaç altında rakı sofrası kurdurur ve Abbası
karşısına oturtur.
Birlikte yer içerler ve Cahit Sıtkı o meşhur şiirini kaleme
döker!......
Haydi
abbas, vakit tamam;
abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam.
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalp ağrısı.
Şu ağacın gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya haber sal çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce.
Bas kırbacı sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumanı,
Var git,
Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş ' tan;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder